“Kadın Hakları Mücadelesi Kazandı!” Soyadına Yönelik Düzenleme 9. Yargı Paketinden Çıkarıldı!
- Nahide DEMİR
- 28 Tem 2024
- 3 dakikada okunur
Soyadını taşımak, bireyin kişiliğinin bir parçası olarak değerlendirilmeli ve bu durum sadece bir yükümlülük olarak görülmemelidir. Anayasa'nın 20. maddesi uyarınca, soyadı taşıma hakkı, kişisel haklar arasında yer almaktadır. Bu bağlamda soyadının bireylerin kimliklerini ve hukuki durumlarını belirleyici bir rol oynadığı, kişisel bütünlüklerinin korunmasına yönelik bir hak olarak tanındığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, soyadının korunması ve bireylerin bu hakkı kullanma yetkisi, hukukun temel ilkeleri doğrultusunda önem arz eden bir konudur.
Kadınların evlendikten sonra kendi soyadlarını kullanabilmeleri uzun yıllardır tartışılan ve mücadele edilen bir konudur. Türkiye'de kadın hakları savunucuları bu konuda önemli adımlar atmaya çalışırken, 9. Yargı Paketi'ne eklenen düzenleme, kadınların soyadı özgürlüğünü kısıtlayan bir içerikle dikkat çekmiştir. Bu düzenlemenin paket içeriğinden çıkarılması, kadın hakları mücadelesinde önemli bir zafer olarak kabul edilmelidir.
Anayasa Mahkemesi Kararı
Türkiye'de kadınların evlilik sonrasında kendi soyadlarını kullanabilmesi meselesi, Türk Medeni Kanun'un 187. maddesi çerçevesinde belirlenmişti. Bu maddeye göre; kadın, evlenmekle kocasının soyadını alır; ancak evlendirme memuruna veya daha sonra nüfus idaresine yapacağı yazılı başvuruyla kocasının soyadı önünde önceki soyadını da kullanabilirdi. Kadının bekarlık soyadını evlendikten sonra kullanmasına izin verilmemesi çeşitli hak ihlallerine yol açtığından Anayasa Mahkemesi’ne yapılan bireysel başvuru neticesinde Anayasa Mahkemesi, 22/02/2023 tarihinde E.2022/155 numaralı dosyada, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 187. maddesinin birinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. Zira kadının evlenmeden önceki bekarlık soyadının evlendikten sonra da kullanılması bakımından kadın ile erkek benzer durumda bulunmaktadır. Uluslararası sözleşmeler, erkek ve kadının evlilik sonrası soyadları açısından eşit haklara sahip olmasını öngörürken, Türk Medeni Kanunu’nun 187. maddesinde evli kadının kocasının soyadını kullanması zorunluğunun devam etmesi bir çelişki ortaya koymaktaydı. Dolayısıyla, cinsiyet temeline dayanan ayrımcılığın ortadan kaldırılması amacıyla 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 187. maddesinin iptaline karar verilmesi gerekliliği doğmuştur. İptal kararı ile birlikte kadınların evlendikten sonra tercihe bağlı olarak sadece bekarlık soyadını kullanabilmeleri imkanı gündeme gelmiştir.
Anayasanın 153. Maddesi uyarınca; “Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir.” ve “Anayasa Mahkemesi kararları ... yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.” Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığı hususu her ne kadar anayasamızda güvence altına alınmış olsa da uygulanabilirliği açısından çeşitli problemler yaşanmaktadır. 9. Yargı Paketi ile Anayasa Mahkemesi’nin kararına ve Anayasa’nın 153. maddesine aykırı olarak kadının soyadı hakkında bir düzenleme getirilmesi amaçlanmış, ancak kadın hakları savunucuları tarafından eleştirilen bir içerikle sunulmuştu. Düzenlemede kadının bekarlık soyadını ancak kocasının soyadı ile birlikte kullanabilmesi öngörülmekteydi. Bu şart, kadınların soyadı özgürlüğünü kısıtlayıcı bir hale getirdiği için tepkiyle karşılanmıştı. 9. Yargı Paketi’nde bahsi geçen madde düzenlemesi ile Anayasa Mahkemesi’nin kararı ile iptal edilen maddenin tekrar yürürlüğe girmesi sağlanacaktı.
Anayasa Mahkemesi’nin İptal Kararı Kanun Boşluğu Oluşturdu Mu?
Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı vermesinin ardından, iptal edilen norm yerine başka bir kuralın düzenlenmemesi halinde bir kanuni boşluk durumu ortaya çıkıp çıkmayacağı sorusu gündeme gelmektedir. Bu durumda, kadının soyadına ilişkin bir kanun boşluğunun varlığı düşünülebilse de kanaatimce böyle bir boşluk söz konusu değildir. Evlenmenin erkeğin soyadına etkisini düzenleyen bir hükmün bulunmaması bir kanun boşluğu olarak nitelendirilmiyorsa, kadının evlenmesi halinde soyadına ilişkin bir düzenleme bulunmaması da bir kanun boşluğu olarak değerlendirilemez. Dolayısıyla TBMM yeni bir kanuni düzenleme yapana kadar evlenen kadınlar kendi soyadlarını taşımaya devam edebileceklerdir.

Kadın Hakları Savunucularının Tepkisi
9. Yargı Paketi'nde kadının soyadına yönelik düzenleme, toplumsal cinsiyet eşitliği ve bireysel haklar açısından ciddi bir geri adım olarak değerlendirilebilecek nitelikte bir düzenlemeydi. Düzenlemenin duyurulmasıyla birlikte, kadın hakları savunucuları ve sivil toplum örgütleri geniş çaplı bir tepki gösterdi. Kadınlar, kendi soyadlarını kullanabilme haklarının kısıtlanmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğunu savunarak, düzenlemenin geri çekilmesi için kampanyalar başlattı. Sosyal medyada ve çeşitli platformlarda düzenlenen kampanyalar, geniş bir destek gördü.
Mücadelenin Sonucu
Geçtiğimiz günlerde yapılan açıklamalara göre kadının soyadına yönelik düzenleme 9. Yargı Paketi’nden çıkarıldı ve kadın hakları mücadelesi kazandı. Bu karar, kadın hakları savunucuları tarafından büyük bir sevinçle karşılandı ve mücadelenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Kadınların soyadı özgürlüğü, kimliklerinin ve bireysel haklarının bir parçasıdır. 9. Yargı Paketi'nden çıkarılan bu düzenleme, kadın hakları mücadelesinin ne kadar etkili olabileceğinin bir göstergesidir. Bu zafer, sadece Türkiye'deki kadınlar için değil, dünya genelinde kadın hakları savunucuları için de önemli bir örnek teşkil edebilecek niteliktedir. Kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesi, her alanda devam edecek ve bu tür kazanımlar, bu mücadelenin ne kadar değerli olduğunu bir kez daha ortaya koyacaktır.
Merhaba, belediyelerle konuşulduğunda yazı gitmediği ve şu an için bekarlık soyadının tek kullanılamayacağı söyleniyor. Bu hak şu andan itibaren geçerli midir? Yoksa bekleme süresi var mıdır?